Alibeykoy’de top pesinde kosarak buyuduk, eve sadece karnimizi doyurmak icin giderdik.. Futbol guzel bir oyun ve cok severek oynardik.. 11 Temmuz’da bir aksilik olmazsa gidecegim Turkiye’de kesinlikle 3-5 hali saha maci yapmak istiyorum.. Bugun biraz futbolla ilgili yazacagim, nacizane birkac dusunce..
Dun aksam Turkiye, Cek Cumhuriyeti’ni 3-2 yenerek Euro 2008 ceyrek finallerine yukseldi. Maci, abimle birlikte izledik. Milli takimi izlemeyeli uzun zaman oluyor. Acikcasi; milli takim dendiginde, kim var ki oynayacak deyip karamsarliga kapilmistim. Fakat kadroyu gordugumde aslinda cok yetenekli oyunculardan kuruldugumuzu farkettim. Ben bir suredir oralarda olmadigim icin unutmusum biraz. Hamit, Emre, Arda, Nihat, Tuncay, Semih, Servet, Colin Kazim, Yildiray vs.. oldukca kaliteli oyuncular olarak gozume carpti.
Kaleci Volkan’i sevmekle beraber, istikrarsiz buluyorum. Bizim insanimizin karakteristigi bu galiba biraz deliyiz, heyecanliyiz, duygusaliz. Volkan da boyle. Ne zaman ne yapacagi belli olmuyor, bir bakmissiniz kanat takip ucmus, koselerden top cikariyor; bir bakmissiniz kendisine verilen geri pasi iskalayarak gol yiyor; bir bakmissiniz Galatasaray’li Lincoln’u kovalayip hayalarina diz atiyor… Tamamen deli dolu, gunundeyse super, degilse bir kabus. Ilk iki macta harikalar yaratirken, bugunku macta cok etkileyici degildi. Iki goldeki mudahaleleri yetersiz, son birkac dakikada biz ondeyken Cek oyuncu Koller’i iterek kirmizi kart gormesi tamamen gereksiz ve sorumsuzca bir hareketti. Heyecanli cocuk Tuncay’a birakti kaleyi. Tuncay’a Volkan’in formasi biraz buyuk geldi ama ozguveninden dolayi kendisini tebrik etmek gerekir, mac penaltilara da gidebilirdi.. Heyecanli cocuk, yan hakemin kullanilamaz hale gelen bayragini da degistirme isinde sorumluluk ustlenmisti..
Maca donelim. Kotu basladik, Cek’ler sahayi adeta dar etti bizimkilere ve ilk yariyi 1-0 yenik kapattik. Ikinci yarida umut tasimak icin pek bir sebep yoktu, biz sahada yoktuk. Ikinci devreye, Fatih Terim ilginc bir degisiklikle girdi. Golcu almasini beklerken, golcu Semih’i cikartarak Sabri’yi aldi. Yadirgamadim cunku savasmasi gerekiyordu takimin ve Sabri iyi bir savasciydi. Ustelik, aliskanlik mi oldu bilmiyorum, Semih maca sonradan girdiginde cok daha etkili oluyor, herhalde cocukcagazin da bilincaltina yerlesmis bu. Daha dinc basladik ikinci yari, riskler almaya basladik. Ileriye daha cok adamla cikarak, kontra atak yeme ihtimalimizi arttirdik ama kaybedecek birsey yoktu. Ikinciyi de yedik.. Ben artik macin gittigini dusundum ve uzuldum.. Bana mac ordan cevrilir deseler kesinlikle guler gecerdim. Cunku takimin da uzerine olu topraga serilmis gibiydi. Tuncay, Nihat, Hamit gibi cok yetenekli olduklarini bildigimiz oyuncular, bizi hayal kirikligina ugratarak turnuvanin basindan beri kayiplari oynuyorlardi. Canla basla savasan Servet ve Arda vardi sahada sadece. Ozellikle Arda, Arda, Arda… Gencecik bir cocuk ama bu ne guven, bu ne akil, bu ne yetenek, bu ne sogukkanlilik.. Top ayagindayken, kafasi surekli havada, ayagindan top caldirmiyor ve muhakkak kendisinden ayrilan top bir baska takim arkadasina gidiyor. Arda, adam geciyor, zeka dolu paslar veriyor.. Bende Turk TV’lari olmadigi icin, hic izleyememistim Arda’yi.. Fakat bu turnuvada gordum ve hakkinda soylenenler azmis bile. Cok daha iyi yerlerde olmayi hak eden bir cocuk. Dun bize maci aldiran cocuk O idi bence, tartismasiz. Tabii ki tum takim cok calisti ama Arda parlayan bir yildizdi. Ilk golumuzu de O atti: 2-1.. doner miydi mac? Ben yine kesinlikle umutsuzdum.
Turkiye’nin bir gol daha atmasi durumunda penaltilara gitme ihtimali olusu, Cekler’i urkuttu ve defansif oynamaya basladilar. Onlar cekildikce biz uzerlerine gittik ve yine milyon verseniz ihtimal vermeyecegim birsey oldu ve Dunya’nin en iyi kalecisi olarak gosterilen Chelsea kalecisi Cech, inanilmaz bir hata yaparak bir yan topu elinden kacirdi. Cech’in BBC ile yaptigi roportaji izledim, amacinin topu kendi ayaklarinin onune dogru yumusatarak iki hamlede kontrol etmek oldugunu fakat birinci hamlesinden sonra topun kendisinden uzaklastigini soyledi. Cech turnuva daha baslamadan once, kullanilacak toplari elestirmis, kontrollerinin zor olacagini iddia etmis ve diger kalecilere yumruklamanin daha guvenli bir secim olacagi mesajini gondermisti.
Dunyada hicbir futbolcunun beklemeyecegi bu hatayi Nihat beklemis gibi dogru yerdeydi ve bir refleksle topu kaleye gondermeyi basardi: 2-2. Attigimiz ilk golde ayaga bile kalkmayan ben, havalardaydim. Bizim gurultumuzden dolayi Baris aglamaya baslamisti.. Aklimiza gelen ne oldu? Uzatmalar, penaltilar vs.. Fakat birkac dakika sonra, Hamit ceza sahasina dogru yaklasirken sut atacak gibi yapip Nihat’a mukemmel bir pas atinca, biz ayakta bulduk kendimizi: ‘Hadi Nihat!’.. Ve turnuvanin su dakikasina kadar cok basarisiz buldugum Nihat, oyle bir klas vurdu ki, hepimizde adrenalin tavan yapti.. Gol: 3-2… Artik ceyrek finaldeyiz gozuyle bakarken… Volkan’in kirmizi kart yedigini gorduk.. Pozisyona bakiyorum, hicbirsey goremiyorum.. Topa cift yumruk, ikinci sicrayis ve defansimizin kontrolunde top disari.. Baska bir kameradan baktigimizda ise, Volkan’in acik bir sekilde Koller’i iterek kirmizi karti hakettigini gorduk. Sunu da ekleyeyim, mac daha baslamadan once ben hakemi gorur gormez abime donup, ‘ bu hakem iyi degil, gecen gun bir baska maci batirmisti’ dedim.. Volkan’in kirmizi kartinda hakliydi ama macin ilk 10-15 dakikasinda Servet ve Aurelio’ya verdigi sari kartlar alakasizdi. Bircok yanlis yapti.




Neticede son
15 dakikaya 2-0 yenik giren milli takimimiz 3-2 galibiyetle ceyrek finale yukseldi. Benim cikardigim ders, yine pes etmemek, kendine inanmak ve hatalarindan ders alip kendini gelistirmekle ilgiliydi. Bunlar cok onemli seyler, insan hata yapar ama onemli olan bu hataya gomulmeyerek, ders almak ve pozitif dusunebilmektir.
Rakip simdi Hirvatistan. Ilk maclari vasat, ikinci maclari ise oldukca iyiydi. Turnuvanin favorisi gosterilen Almanya’yi 2-1 maglup ederek, iyi takim olduklarini gosterdiler.. Ayrica eleme gruplarinda Ingiltere’yi de yenmek zorunda olmamalarina ragmen deplasmanda 3-2 yenerek, kendilerinin de surekli vurguladiklari ‘milli gurur’ larini da gostermis oldular.
Arda’nin atesledigi takimda, coktandir bekledigim Hamit’in performansi (asistlerin tumu), Nihat’in firsatciligi ve Servet’in savasciligi galibiyette buyuk rol oynayan diger etkenlerdi.
Diger bazi takimlar ve bana gore olabilecekler
Benim su ana kadar ki gozdem Hollanda. Bunun icin ilk maclarini seyretmem yetti. Gecen dunya kupasi sahibi Italya’yi neredeyse pozisyonsuz 3-0 yendiler, ardindan da cok sevdigim ve yine gecen dunya kupasi finalisti Fransa takimini 4-1 yenerek sakalarinin olmadigini gosterdiler. Klasik deyimle, iyi isleyen bir makine gibiler. Kalelerinde bence asil en iyi kaleci Van Der Sar, orta saha ve forvette Kuyt, Sneijder, Van Persie, Van Nistelrooy gibi cok iyi futbolcularin sahibiler. Hollanda kupa alsa da almasa da uzun suredir bizlere heyecanli futbol izlettiren bir takim. Su anda teknik direktorluklerini yapan eski futbolculari Van Basten, Ruud Gullit, Frank Rijkaard, Davis, Bergamp, Kluivert aklima gelen birkac eski futbolculari. Bu sene de cok iyiler ve benim favorim durumundalar.
Italyan futbolunu seven bir insan degilim. Fazla defansif ve taktik oynuyorlar, seyirciye zevk veren tarzdan degil. Italya’yi Italya yapan defans konusunda bu sene inanilmaz hatalar yapiyorlar ve hatalarin bedellerini oduyorlar. Bir ust tura cikmalarini zor goruyorum. Toni ve kaleci Buffon sevdigim futboculari arasinda. Fransa’yi yenebileceklerini dusunmuyorum ve istemiyorum da..
Fransa’ya gelince… Zidane’i izleyemiyoruz artik. Benim su yasima kadar gordugum en iyi futbolcuydu Zidane. Oyle bir futbolcuyu izleyebildigim icin kendimi sansli hissediyorum. Futbola zeka gerekir mi? Zidane’a bakin anlarsiniz. Oyun kurucuya cok lazim zeka ve teknik.. Fenerbahce’li Oguz’u hatirlayalim, kafa surekli havada, radar gibi tarar ve milimetrik paslar atardi ozellikle ayaginin disiyla. Arda’ya bakalim, ayni tarzda, zeki ve teknik. Ispanyol Fabregas (nedense yedek oynatiyorlar) yine ayni. Zidane’siz Fransa’da, Ribery on plana cikiyor ve parmak isirtiyor. Liderligi ve gordugu saygi Zidane kadar mi ondan emin degilim. Yasli futbolculari var takimin ve Henry cok gol kaciriyor. Fransa’nin bir ust tura cikmasini isterim ve bunu yapabilecek kapasitedeler. Fakat Hollanda akilli bir taktikle Romanya’ya yenilirse, ne Fransa, ne de Italya cikabilir.
Alman futbolu da beni cekmiyor. Herkes favori gosteriyormus onlari ama ben ozellikle ileri ucta sikinti yasadiklarini dusunuyorum. Podolski mukemmel fakat O’nun disinda Klose ya da Gomez’de ayni yetenegi ya da uyumu goremedim ben. Hollanda da mukemmel bir ic uyum varken, Almanya’da kopukluk goruyorum.
Portekiz iyi bir takim ama kupayi alirlarsa cok sasiracagim. Favori gosterilmelerinde Ronaldo’nun varligi buyuk. Benim Portekiz’de sevdigim oyuncular Manchester United’li Nani, Barcelona’li Deco, kaleci Ricardo, Simao ve Pepe. Ronaldo iyi futbolcu tabii ki, bu sene Premier League’i alt ust etti. Ama ben kendisini uckagitci gordugum icin sevemiyorum.. Ornek sporculuk goremiyorum. Dedigim gibi eger sampiyon olurlarsa sasiracagim.
Ispanya, goz dolduran baska bir takim. Rusya’ya 4 tane attilar mukemmel bir oyunla. Ikinci maclarinda Isvec’i biraz zor da olsa 2-1 yendiler. Paslasmalarini agzim acik izliyorum, inanilmaz iyi top ceviren ve cok teknik bir takim. Fabregas’i daha cok oynatmasi gerektigini dusunuyorum teknik direktorlerinin. Villa, Euro 2008′in yukselen yildizi oldugunu ilk macta hat-trick yaparak gosterdi ve ikinci maci da bos gecmedi. Takim cok iyi gozukuyor ama adini koyamadigim bir nedenden, kupayi almalarini zor goruyorum, birseyler eksik. Oturmus gozukmuyorlar, bir panik, gereksiz bir acelecilik goruyorum. Bu huylarini degistirebilirlerse turnuvada onleri aciktir.
Turkiye takimi cok kaliteli oyuncularla dolu ama ben yaraticilik ve ozguven eksikligi gordum. Arti ileride gol atmalarini bekledigimiz insanlar bu sene beni cok sasirtarak sessiz kaldilar. Nihat iki gol atarak uyansa da, o dakikalara kadar kayipti. Tuncay’i taniyamiyorum bile. Teknik ve fiziksel olarak sanki gerilemis ama sagi solu belli olmaz, gunundeyse her an suprizler yapabilir. Uc macta adeta eksik oynadik Tuncay yuzunden. Hamit’in cok iyi futbolcu oldugunu biliyorum, Almanya’da cok begenilen , ozellikle uzaklardan iyi goller de atan bir oyuncu. Yerinde oynatilmadigi soyleniyor (sag bek) ben de katilirim, defansif ozellikleri baskin degil. Sag acik olarak cok daha etkili, dun gorduk 3 asist yapti. Sag bek oynamasi gereken adam tartismasiz Fenerbahce’li Gokhan Gonul’dur ama buyuk talihsizlik, sakatlanmis. Futbol sadece ayakla degil, yurekle oynanir ve Gokhan yurekli cocuk. Servet icin birsey soylemeye gerek yok, canla basla savasan, cok iyi adam markaji yapan, hava toplarinda basarili, olmazsa olmaz adamimiz. Heryere kosuyor, yuzde yuzelli performansla oynuyor. Kendisinden yeterince bahsettim ama Arda, milli takimimizi surukleyen lider oyuncumuz. Colin Kazim, diger oyuncularimiz kadar heyecanli degil, Ingiltere’de buyudugu ve futbola daha profesyonelce baktigindan midir bilmem, duygusal davranmiyor. Teknigi ve fizik gucu cok iyi, kesinlikle takimda olmasi gereken ozellikler katiyor. Fakat ben kendisini yeterince tecrubeli gormuyorum henuz. Ingiltere ikinci liginden cikip geldi, Fenerbahce’de sampiyonlar ligi gordu, Turkiye ile Avrupa Kupasi tadiyor, hepsi yeni kendisine.
Turkiye ne kadar ileri gider turnuvada? Su ana kadar oynadigi gibi herseyi son ana birakirsa cok uzaga degil. Fenerbahce gibiler, once muhakkak gol ya da goller yiyecekler, sonrasinda zorlayip birseyler cikarabilirse cikaracaklar.. Boyle olmamasi lazim, Turkiye takim gibi gozukmuyor. Normal sartlarda bir ritim, baglilik, isleyis yok. Birseyler olup da kenetlenecek bir sebep yakalandiginda degisiyor takim. Bu durumda gol yemek sanki bir gereklilik oluyor. Hirvatistan guclu bir takim. Ortada bir mac olacaktir. Milli takimimizin zaaflari belli.. Ama biz deli bir ulkeyiz, deli insanlariz.. Sagimiz solumuz belli olmaz, beni hicbir sonuc sasirtmaz.
Yaziya Fatih Terim’in mac sonrasi soyledigi birkac sozle son veriyorum. Umutlu olmakla, pes etmemenin onemiyle ilgili seyler. Bizzat basimdan gecenlerle altina imzami atiyorum. Sizi batirmak isteyecek adam coktur, ancak ve ancak siz degistirebilirsiniz herseyi, baska hic kimse degil. Ve siz adim atmadikca ayni seyleri konusup duracagiz, ayni dertlerden yakinip, ayni hatalara aglayacagiz.. Neyse buyrun:
“Imkansız yoktur, mucizeler zaman alır”
“Gecenin en karanlık olduğu an, sabaha en yakın andır”.


Haziran 19, 2008, 12:22 pm üzerinde
Evet.. Fransa gitti.. Ama niye diye bir sorun..
Daha macin basinda, parmak isirttigini soyledigimiz Ribery sakatlanarak cikti.. Sonra kirmizi kartla on kisi kaldilar.. Italya iyi oyun oynamamasina ragmen, ikinci golu de baraja carpip iceri giren bir topla atti..
Henry yine iyi degildi.. Fransa bir dahaki turnuvalara bu kadrosundan cok farkli girecek orasi kesin.. Yasli futbolculari cok..
Isin kotusu, bu tip turnuvalari hep zar zor gruptan cikan takimlar kazaniyor.. Ister misiniz Italya alsin..! Yine de sanmiyorum.. Ben hicbirsey gormedim Italya’da..
Hollanda ve Ispanya tamamdir..